Duyuru
  • Değerli İzleyicilerimiz/Okurlarımız,
    Sizden gelen talepler doğrultusunda sistemimize "Üyelik Dışı Sipariş Oluşturma Modülü"nü dahil ettik.
    Siparişlerinizi üyelik oluşturmadan da gerçekleştirebilirsiniz.
    Türkiye'nin Yolunu Aydınlatıyoruz!
  • tele1kitap.com Dünyaya Açıldı!
    Değerli İzleyicilerimiz/Okurlarımız,
    Yurt dışı gönderim hizmetimiz faaliyete geçmiştir. Yurt dışı siparişlerinizi tele1kitap.com adresinden verebilirsiniz.
    Türkiye'nin Yolunu Aydınlatıyoruz!
Ürün Görseli
YENİ
ÇIKAN
Deleuze-Varlığın Uğultusu
%15
İndirimli
5 İş Günü
İçinde Kargoya Teslim
Etiket Fiyatı:32,00 TL
İndirimli Fiyatı:27,20 TL
Ürün Özellikleri
  • İlk Basım Yılı:
  • Baskı:1
  • Sayfa Sayısı:176
  • Kağıt Türü:2. Hamur
  • Ebat:14 x 20,5
  • Orijinal Dili:Fransızca
  • Cilt Durumu:Karton Kapak
Ürün Kategorileri
Katkıda Bulunanlar

Düşüncesinin bütün ilhamını her şeyden önce Nietzsche'den aldığını iddia eden birine verilen sıfat ne kadar çelişkili olursa olsun (çünkü Nietzsche'nin kendisinde derin bir ermişlik vardır) Deleuze için düşüncenin koşulunun çileci olduğunu ileri sürmek gerekir. Bu da Deleuze ile Stoacılar arasında bulunan yakınlığı derinlemesine açıklayan bir durumdur. Tekilliklerin göçebeliğini belirtmek için 'anarşi' kelimesinin kullanılması bizi yanılgıya düşürmemelidir çünkü Deleuze özellikle 'taçlı anarşi'ye vurgu yapar ve aynı zamanda öncelikle tacı düşünmek de son derece önemlidir.

Bu taç yaşam deneyimlerine  ve gündelik meselelere çileci bir tavırla sırtını dönen ve sınırlarını aşma ve ölçüsüzlük''ün kendilerini götürdüğü yere gitme gücünü kendilerinde bulmuş olanlara atfedilir. Tüm bunlardan bu yaşam felsefesinin Stoacı felsefede de olduğu gibi özünde bir ölüm felsefesi olduğu sonucu çıkar.

Çünkü eğer düşünce olayı kendimi seçilmeye bırakma (bu Deleuzecü kader biçimidir) ve arıtılmış otomat olarak hybris'in istediği yere sürüklenmesine ilişkin çileci bir güçse; yani eğer düşünce benim edimselliğimin kırılması ve sınırımın ortadan kalkması olarak varsa; ama aynı zamanda eğer bu edimselleşme ve bu sınır kendi varlıklarında onları kıran veya onları aşan şeylerle aynı dokuya sahipse (çünkü kesin olarak sadece Bir-bütün vardır); yani eğer organik olmayan güçlü yaşam hem beni sınırım içinde düzenleyen  şeyin hem de bunu yapma kudreti kazandığım ölçüde beni onu aşmaya çağıran şeyin de temeliyse o zaman düşünce olayının metaforu yaşamın içkin anı olarak ölmektir.

Zira ölüm aynı anda hem etkide bulunduğu bireyle en yakın ilişkiye sahip şeydir hem de bu bireye nazaran tam bir kişisizlik ve dışsallık hali içindedir. Bu anlamda o düşüncedir çünkü düşünmek tam olarak bireyin aynı zamanda sahici varlığı da olan kişisiz dışsallık tarafından dondurulduğu noktaya çileci bir şekilde ulaşmaktır.  

Alain Badiou

© 2019 Tüm Hakları Saklıdır