İslam Medeniyetinde Anayasal Kriz – Büyük Fitneden Arap Baharına

DVD FİLM HEDİYELİ

210.00 TL 178.5 TL
BARKOD: 9786052339350
Basım Tarihi: 2020
Baskı Sayısı: 1. Bask
Sayfa Sayısı: 565
Cilt Tipi: Karton Kapak
Kağıt Cinsi: Kitap Kağıdı
K.D.V: 0.00
Yayınevi: Mana Yayınları
Kategori: İslam
5 iş gününde temin

Ürün Açıklaması

"Bu değerli çalışma, alanında donanımlı bir araştırmacı tarafından ciddi bir araştırma neticesinde hazırlanmış olup, çağdaş sorunlara yönelik sağlam ve cesur bir cevap niteliği taşımaktadır.

Elinizdeki bu eser, ötekiyle olan ilişkilerde, çatışmayı değil, mütevazı bir onur çerçevesinde diyalog kurmayı esas almaktadır.

Böyle bir çalışmaya müracaat etmekten ne öğrenciler ne de ilim adamları kendilerini müstağni sayabilirler.

Kur’ân ve sünnet esaslı kurucu İslami metinlere duyulan güveni yenileyerek ve insanlığı iki cihan saadetine yönelten imkanlar sağlayarak, cesur içtihatlar ve özgün metinlerle Arapların ve Müslümanların sofrasını zenginleştirmesi ve hepimizin önünde geniş ufuklar açması, bu eserin kıymetini göstermeye kafidir.

Aynı zamanda bu eser, İslam ümmetinin üretkenliğine dair beslenen umutları yeniden yeşertmekte ve onun artık dönüşü olmayan büyük tarihi değişimlere gebe olduğunu göstermektedir.

Bu değişim, bir ilerleyiştir aynı zamanda; özgür kılan İslam’a doğru bir ilerleyiş..."

Raşid el-Gannûşi

"İslam medeniyetindeki anayasal krize yönelik bir çözüm bulma girişimi, günümüzde İslam aleminde akan kanı durdurmak ve siyasi parçalanmışlığın perişan ettiği İslam toplumlarını dengeli bir yapıya kavuşturmak için gereken İslami bir zorunluluktur. Ayrıca bu çözümü bulmak, insani bir ihtiyaçtır aynı zamanda; çünkü çağdaş pragmatizm, rölativizm ve nihilizm gibi felsefeler tarafından çürütülen insanlık medeniyetinin tazelenmesi için, tüm insanlık İslami değerlere ihtiyaç duymaktadır.

Günümüzde İslam medeniyetindeki anayasal krizin çözümüne yönelik herhangi bir girişim, iki karakterle donatılmış olmak zorundadır: Bunlardan birincisi, İslam siyasi değerlerine ve ilk İslam siyasi tecrübesine bağlı olan Müslüman vicdanı ikna edici olmaktır ve bu da çözümün halkların vicdanından kopuk laik bir çözüm olmamasını gerektiriyor.

İkincisi çağdaş devlet mantığının dışında veya üzerinde değil bu mantıkla uyumlu olmaktır ki bu da çözümün eski İslam imparatorluklarından gelen tarihsel görünümün esiri olmuş selefi bir çözüm olmamasını gerektiriyor. "